Kahramanmaraş’ta meydana gelen ve ülkeyi yasa boğan can kayıplarının ardından Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın 2019 yılında yayınladığı ‘imar affı’ reklamı da yeniden gündeme geldi. 

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Buğra Gökçe, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda söz konusu reklam filminin toplumsal bellekte yerini koruyacağını söyledi.

Gökçe, “İmar affı sağlıklı, nitelikli, güvenli konut stoğuna kavuşmamızın önünde engeldir. İmar afları 1948 yılından itibaren çeşitli zamanlarda gelir temin etme, gecekondu bölgelerine belli hizmetlerin götürülmesi ve kayıt altına alma amacıyla uygulandı. Ancak her imar affı güvensiz daha fazla yapının üretilmesine ve hukuk dışı üretimin yaygınlaşmasına neden oldu” dedi.

Gökçe'nin paylaşımı:

"İmar afları 1948 yılından itibaren çeşitli zamanlarda gelir temin etme, gecekondu bölgelerine belli hizmetlerin götürülmesi ve kayıt altına alma amacıyla uygulandı. Ancak her imar affı güvensiz daha fazla yapının üretilmesine ve hukuk dışı üretimin yaygınlaşmasına neden oldu. 

2018 yılında çıkartılan “İmar Barışı”  uygulaması önceki imar aflarından boyut, kapsam, nitelik bakımından ayrılır. Bu kanunla 2018 yılına kadar imar mevzuatına aykırı durumlar beyanla kayıt altına alındı. Bakanlıktan alınan yapı kayıt belgeleri ile sorunlu konutlar korundu. 2003 - 2018 arasında da çeşitli kanunlarda yapılan değişikliklerle bir çok imar affı hayata geçirildi. Bu durum da 1999 depreminden sonra oluşan, depreme karşı daha güvenli konut ve şehirler üretmemize yarayacak düzenlemelerin hayata geçmesini engelledi. 

20 yıldır her alanda kanun değişikliği yapan merkezi hükümet ilginçtir İmar Kanunu’nda hiçbir değişiklik yapmadı. Farklı yasalarla bir çok başka kuruma ve merkezi hükümete de geniş bir imar değişikliği yetkisi verildi. Bu düzensizlik de düzensiz yapılaşmayı büyüttü.

Nüfusumuzun yüzde 71’i deprem coğrafyasında yaşıyor. Yapı stoğumuzu acilen yenilememiz gerekiyor. İmaf affı yapmadan, yapı stoğunu yenileyecek adımları atabiliriz. Kaynağımız var. Her yıl en az 1 milyon konut üretebiliriz.

Hiçbir şey kader değil. Tercih meselesi."