Fenerbahçe Başkanı Ali Koç ile ilgili yazısı Milliyet'te yayımlanmaması üzerine istifa ettiğini açıklayan gazeteci Şansal Büyüka, "Sabah kalktım, baktım yazı yok gazetede. Gözlerime inanamadım" ifadelerini kullandı.
'SINIRLARI ZORLAYAN BİR YAZI DEĞİL'
Büyüka, 343 Digital kanalında katıldığı programda yaptığı açıklamada, "Milliyet'te haftada bir, ligin genel panoramasını yapan tam sayfa yazılar hazırlıyorum. Son yazımda Ali Koç ile ilgili bir yazı yazdım. İçinde eleştiri de var, destek de var. Sınırları zorlayan bir yazı değil. Hiç öyle bir yanı yok. Sakıncalı bir tarafı yok editöryel açıdan" şeklinde ifadelerde bulundu.
'DOSTLARIMI ARADIM'
Gazeteci Büyüka, "İlk baskı çıktı, bana da gazetenin provası geldi" dedikten sonra, "Gördüm, yazı manşet altında gayet güzel kullanılmış. Sabah kalktım, baktım yazı yok gazetede. Gözlerime inanamadım. Ben yanlış mı görüyorum acaba dedim. Sağa sola sordum, Anadolu şehirlerindeki dostlarımı aradım, gazetede var" şeklinde konuştu.
'YAPILAN SAYGISIZLIK'
Büyüka, şu açıklamalarda bulundu:
"Editörümü aradım, haberi yok, Tayfun Bayındır'ı aradım, haberi yok. Belli ki yukarıdan gelen, yönetimsel belki yazı işleri... Yazı çıkarılmış. Nezaketen bana haber verme yok, yazının olmadığını sabah görüyorum. Bunu kendime yapılan saygısızlık olarak gördüm ve 9:15'te istifa ettim. O günden beri yazmıyorum."
Büyüka'nın Milliyet tarafından yayımlanmayan yazısı şu şekilde:
"Fenerbahçe Başkanı Ali Koç'a tribünleri doldurup, 'İstifa' diye bağırmak kolay... Üstelik, futbol takımını gördüğünüzde, kupasız geçen yıllara tanıklık ettiğinizde, 'İstifa' diyenler haksız değil...
Buna rağmen; Ali Başkan'ın istifası, futboldaki bunca başarısızlığa rağmen Fenerbahçe için en hafif deyimiyle yazıyorum; ağır darbe olur.
Fenerbahçe sadece bir futbol kulübü değil, bir spor kulübü...
Fenerbahçe'nin Avrupa şampiyonluğuna oynayan kadın voleybol takımı, EuroLeague'de devler arasında şampiyonluk kovalayan erkek basketbol takımı var.
Bitmedi, Fenerbahçe, milli takım formasıyla Avrupa, dünya, olimpiyat şampiyonu olan atletleri, boksörleri, daha birçok altın-gümüş-bronz madalyalı sporcuya, bu kulübün çatısı altında bakıyor, yaşatıyor, yarıştırıyor.
Ülke ekonomisinin 'karaya oturduğu', dövizin 'uzay mekiği' gibi fırladığı şu yıllarda bu kulübü yaşatmak, ayakta tutmak, hemen her branşta iddialı konuma taşımak, her babayiğidin harcı değil...
Ali Başkan bu kulübe bir servet harcadı. Doğru harcadı, yanlış harcadı, ama harcadı.
Sadece futbolda arıza var. Ali Başkan harcadı, buna rağmen futbol takımı harcandı. Sanırım bu defa ders almıştır. Onun için bırakın artık bu 'istifa' seslerini.
Ali Başkan kalmalı, ancak futbolda mutlaka şampiyon olacak yüksek kaliteli bir kadro kurmalı."