Avukat İsmail Sami Çakmak, Arınç’a yönelik “anayasayı ihlal” suçundan Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu. 

'ALLAH'TAN KORKUN'

Çakmak, “Arınç’ın gerek bir hukukçu olduğu gerek geçmişte atama yoluyla getirildiği görev ve sorumluluklar göz önüne alındığında, yüklenen suçları bilinçli bir şekilde bilerek ve isteyerek işlediği açık” dedi. Arınç’ın çağrısının, YSK’yi tahrik ve yönlendirme amaçlı olduğunu kaydeden Çakmak, “Bu çağrı, ‘suç işlemeye tahrik’ ve ‘kanunlara uymamaya tahrik’ suçlarını oluşturmaktadır. Arınç’ın ‘Savaş hali dışında seçim ertelenmezmiş. Ayeti kerime mi var? Allah’tan korkun’ savunması da Türkiye’nin demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olduğunun inkarıdır” ifadelerini kullandı.

DİYANET’E VAZİFE Mİ?’

Çakmak, Diyanet’in refakatsiz depremzede çocuklara yönelik “evlatlık” fetvasında, “evlatlık çocukla evliliğin önünde engel olmadığı” yönündeki ifadeler nedeniyle de Başkan Erbaş ve diğer sorumlular hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu. Diyanet’in, anayasaya göre görevlerini “laiklik doğrultusunda yerine getirmek” zorunda olduğunu vurgulayan Çakmak, “Diyanet ve başkanı, varlık sebebiyle bağdaşmayan, Türkiye’nin demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olduğunu hiçe sayan, anayasaya ve yasalara aykırı davranışlar sergilemektedir. Şeyhülislammış gibi davranmaktadır” dedi.

Çakmak, deprem bölgesindeki çadırlarda açılan Kuran kursları ile eğitimde birlik ve bütünlüğün bozulduğunu, laikliğin hiçe sayıldığını da kaydederken, fetvaya da değinerek, “Diyanet’in fetvaları, ‘akıllarının, fikirlerinin küçük çocukların nasıl istismar edileceğinde olduğunu’ çağrıştırmaktadır. Bunca sorun ortadayken, en baş sorun ‘evlatlıkla evlenmek’ mi? Bu konu Diyanet’in üstüne vazife mi?” değerlendirmesinde bulundu. 

TÜRK MEDENİ YASASI'NA GÖRE

Öte yandan Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği de Diyanet’in fetvasını yargıya taşıdı ve başta Erbaş olmak üzere sorumlular hakkında suç duyurusunda bulundu. Türk Medeni Yasası’na göre evlat edinilen ile evlatlığın evlenmesinin yasaklandığı, evlatlığın da mirasçı olduğu kaydedilen dilekçede, söz konusu fetvanın Türk Medeni Yasası’nın emredici hükümlerine aykırı davranmayı salık verdiği vurgulandı.(Cumhuriyet)