İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ve eşi Dilek İmamoğlu ile birlikte Küçükçekmece'deki Metin Altıok Kütüphanesi’nin açılışına katıldı. Akşener, açılışta gençlerin sorularını yanıtladı.

15 yaşındaki bir lise öğrencisinin devlet liselerinin yetersizliği ile ilgili sorusu üzerine Akşener, devlet okullarının çok önemli sorun olduğunu söyledi.

'BEN ÜNİVERSİTE MEZUNU DOKTORALI BİR BABAANNEYİM'

Akşener şöyle konuştu:

Ben 1956 doğumluyum. Eğer siyasete atılmamış olsaydım emekli bir profesör olarak belki size tavsiyelerde bulunup, sizi uyuz edecektim.

O günün şartlarında eğitim sosyal adaleti sağlar, fırsat eşitliğini sağlar, sınıflar arası geçirgenliği sağlardı.

Eğitim bunları sağladığı için demokrasinin tam ve kamil uygulanmasını sağlardı. Benim doğduğum köyde, şuan 15-20 yaşında bir genç kız benim şansıma sahip değil.

Ben üniversite mezunu doktoralı bir babaanneyim, anneanne üniversite mezunu. Dede doktoralı. Bir dede üniversite mezunu.

Ama benim 4 yaşındaki torunum Ayda, köyde doğmuş babaannesi Meral'in şansına sahip değil. Sadece paran varsa iyi yerlerde okutabildiğimiz bir sistemden bahsediyorum.

'ÖĞRENDİKÇE TALEPTE BULUNURSUNUZ'

Eğitimin çok önemli olduğunu vurgulayan Akşener “Biz size maalesef bu yakaladığımız şansların hiçbiri veremedik. Asıl her birimizin yakasına yapışmanız gereken orası. İyi- kötü bir şeyler vardı… 21 yılda iyice aşağı inme nedeni; eğitim yoluyla sizin gibilerin şansını geride bırakmak. Çünkü o zaman soru sorarsınız, talepte bulunursunuz. Öğrendikçe talepte bulunursunuz” dedi.

'KENDİNİ DAHA BÜYÜK BİR KONUYA İNANDIRMAYA ÇALIŞIYOR'

Gençlere yönelik araştırmalarda gençlerin bu ülkeden gitme isteğinin ön plana çıktığına dikkat çeken Akşener şunları söyledi:

Okullarınıza göre kiminizin şansı var kiminizin yok. Şansı olmayanlar bol miktarda ‘Allah'ımıza çok şükür, bugünümüze çok şükür' gibi kendini mutsuzluktan alıkoyan, kendini daha büyük bir konuya inandırmaya çalışıyor.

Dinden bahsetmiyorum burada. Daha büyük bir konuya inandırmaya çalışan ve itaatkar bir dil kullanan… İtaat ettikçe kelimeleriniz silikleşir.

Talep ettikçe kelimeleriniz sertleşir. 15 yaşında evlendirilmiş, 18 yaşında iki çocuk annesi genç kızlar var bu ülkede.

'BURADAKİ HERKESE YUH OLSUN'

Onların hayali kuş olup bu ülkeden uçup gitmek, iki çocuğunu da bırakarak. Yuh olsun bize. Buradaki herkese yuh olsun, başta ben olmak üzere. Ne bıraktık bu çocuklara, hepimiz bir şey olduk bu ülkede. Ne bıraktık biz sizlere? Hesabı buna göre soracaksınız.

Devlet liseleri, devlet hastaneleri olmadıkça, yargı bağımsız korkusuz tarafsız olmadıkça bu ülke düzelmez. Onun için hep beraber bunu düzelteceğiz. Birinci önceliğimiz eğitim. Ama talep edeceksiniz, isteyeceksiniz.