Ticaret Bakanı Ömer Bolat konuk olduğu TRT Haber'de gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bolat, özetle şunları kaydetti:
"Üreten, projeler geliştiren, dünyada takdir ve saygı gören; ekonomisiyle, üretimiyle, büyüklüğüyle, askeri gücüyle, mili savunmasıyla, savunma sanayisiyle, ihracatıyla takdir gören bir Türkiye için mücadele eden Cumhur İttifakı ve onun hükümeti ve onun Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan liderliğindeki kadrolar, bir yanda da halkı sokağa çağıran, kamu otoritesini, düzenini sarsmaya çalışan, ekonomiye zarar vermeye çalışan, yerli milli markalara şirketlere boykot listeleri hazırlayan, anons eden ve mili ekonomiye, işçiye, esnafa zarar vermeye çalışan bir anlayış... Şu anda mücadele bu iki zihniyetin mücadelesi. Kazanan, çalışan, üreten, halkı için çabalayan, ülkesi için çabalayan doğrular olacaktır. Bir yanda yıkım taşeronları, bir yanda yapım işçileri. Böylesi bir manzara var. Kendi içlerindeki hesaplaşmaları, rüşvet ve yolsuzluk haberleri ifşaatlar, itiraflar hiçbir şekilde örtbas edilemez; bu bir siyasi karartma çabasıdır. Bunu da çok net vatandaşımız görüyor. Bugün görüyoruz ki başta Cumhur ittifakı, AK Parti, MHP, Büyük Birlik Partisi, teşkilatlar, üyeler ve halkımız, esnafımızla dayanışma içinde. Sabahtan beri gezdiğimiz yerlerde bizde bizzat gezdik ve alışveriş yaptık çeşitli esnaflarımızdan ve halkımızın büyük bir iştiyakla mili ekonomiye, esnafa, ticarete sahip çıkmakta olduğunu görmekten büyük bir memnuniyet duyuyoruz. Halkımıza bu anlamda şükran borçluyuz. Türkiye böyle bir ülkedir, böyle asil bir millettir. Zor günler ya da tehlikeyi gördüğü zaman vatandaşlarımız ve sağduyulu vatandaşlarımızın içindeki dev uyanır ve bir yanardağ gibi kükrer ve Allah’ın izniyle Türkiye’yi yıkmak ya da yıpratmak, zarar vermek isteyenlere asla izin vermez."
"Mutlak iktidara talip olanlar; projeleriyle, planlarıyla ortaya çıkmak zorunda"
Bakanı Bolat, bir ülkede kamu düzeninin bozulması halinde orada ne ekonominin ne asayişin ne de huzurun kalacağını ifade ederek, bu nedenle hükümetlerin görevinin kamu düzenini korumak, vatandaşın huzur içinde yaşamasını, hizmet almasını, geçimini sağlamasını mümkün kılmak olduğunu belirtti.
Boykot üzerine başlatılan soruşturmaların adliyenin konusu olduğunu söyleyen Bolat, "Mutlak iktidara talip olanlar; projeleriyle, planlarıyla ortaya çıkmak zorunda" dedi.
Boykot çağrısını siyasi olarak gördüğünü söyleyen Bolat, "Olgular, gerçekler daima yalanların, algıların önüne geçecektir ve kazanacaktır ve zaten 22 yıldır da vatandaşımız; ferasetiyle, basiretiyle, sağduyusuyla bunu göstermiştir. Eser ve hizmet siyaseti yapan; vatandaşı için, ülkesi için çalışan, hizmetler üreten ve ülkesini çok büyük ölçüde büyüten, geliştiren bir iktidara, ittifaka bugüne kadar destek vermiştir ve Allah’ın izniyle de bundan sonra da verecektir" diye konuştu.
"Bugün dayanışma günüdür"
Bugünkü boykot çağrısına benzer sahneleri daha önce de gördüğünü söyleyen Bolat, şöyle devam etti:
"Bundan 12 sene önce Gezi olaylarında benzeri sahneler vardı. Bundan yaklaşık 30 yıl önce 28 Şubat sürecinde aynı sahneleri gördük. O zaman da medya organlarında boykot, ambargo listeleri yayınlıyorlardı. 'Yeşil sermayeye ambargo, yeşil sermayeye boykot' diye firma isimleri, kebapçı isimleri, üretici isimleri, pastane isimleri yayınlıyorlardı. Hiçbir farkı yok ama o firmaların hepsi büyüdü, gelişti, işlerini büyüttüler, ekonomiye çok ciddi katma değerler ürettiler. Kaybeden bu listeleri yayınlayanlar oldu. O dönemde şaibeli yollarla ve kurdukları koalisyonla iktidara geldiler ve ülkemizi yolsuzluk, yasaklar ve yoksulluk çemberine mahkum ettiler.
AK Parti 3 Kasım 2022’de yolsuzluklar, yasaklar ve yoksulluğa karşı mücadele slogan ve hedefiyle yola çıktı ve halkımız da ona itibar etti. Ve 22 senedir de itibar ediyor. Şimdi de yaptıkları şey aynısı, boykot çağrıları, milli, yerli sermayelere ambargo çağrıları, bunlarla gidiyorlar. Hatırlarsınız, İsrail zalimce soykırım yapıp 60 bin Gazzeliyi şehit ederken, taş taş üstünde bırakmazken Gazzesi, Batı Şeriası, Lübnanıyla; ona destek açıklaması yapan şirketlere yönelik halkımızın, sivil inisiyatifin bir boykot çağrısı olduğunda ‘Buna ne gerek var, niye böyle yapıyorsunuz?’ diyenler bugün mili sermayeye, yerli markalara, mili markalara aynı şeyi yapıyorlar ama kaybeden onlar olacak. Bundan hiç tereddütümüz yok. Ve iş yerini kapatan varsa da kendi kendine zarar vermekte."
"İç huzuru, asayişi sağlamak ekonominin temel ihtiyacıdır"
Bolat, bugünün özel bir gün olduğunu vurgularak, şöyle konuştu:
"Bugün dayanışma günüdür ve milli destek vaktidir, milli ekonomiye sahip çıkma günüdür. Ben bütün teşkilatlarımızı, üyelerimizi ve asil ve necip halkımızı yarın varsa, öbür gün varsa, alışverişlerini bugün yapmaya çağırıyorum. Bunun dışında tabii ki yargı mekanizması, ülkede kaos çıkarmak isteyenlere karşı ekonomideki piyasaları bozma çabası içinde olanlara karşı; halkın, ülkenin, kamu ekonomisinin menfaatlerini korumakla görevli olarak inceleme yapıyor, soruşturma açabiliyor ama burada bunu yapmanın yanında ülkedeki Ticaret Kanunu, Rekabet Kanunu, Borçlar Kanunu, Ceza Kanunu gibi de hepimizin tabi olduğu, duymakla mükellef olduğumuz hükümler var. Çünkü bir ülkede anayasa ve kanunlar ortadan kalkarsa, orası Teksas Tommiks’e döner. O nedenle iç huzuru, asayişi sağlamak ekonominin de temel ihtiyacıdır. Halkın huzur içinde yaşamasının; ailesiyle, eşiyle, çoluk çocuğuyla geçimini sağlamasının temel ihtiyacıdır bu nedenle kamu otoritesinin, ülkede kamu düzeninin bozulmaması harekete geçmesinden daha doğal bir şey yoktur. Burada demokrasi adalet, hak, gibi kavramları sadece kendilerine reva görüyorlar. Biz bunları, Gezi olaylarında da gördük. Nasıl kamu mallarına ve halka yönelik vandallıklar yapıldı, zararlar verildi. 28 Şubat’ta vatandaşlarımızı; muhafazakar, dindar insanlarımızı inim inim inlettiler ama kazanan sağduyulu vatandaşlarımız oldu. Bu zulmü yapanlar 30 senedir iktidar yüzü görmediler ve görmeyecekler inşallah."