CHP Parti Örgütü ve Örgüt Yönetiminden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Oğuz Kaan Salıcı, seçim sürecine ve güvenliğine ilişkin açıklamalarda bulundu.

Cumhuriyet'ten İklim Öngel'in sorularını yanıtlayan Salıcı, "2002’de nasıl zorluk çıkarılmayıp iktidar teslim edildiyse bu iktidar devrinin de kimsenin burnu kanamadan gerçekleşmesi için çabalıyoruz. Ama hakkımızı da yedirmeyeceğiz, uysal koyuna saymasınlar bizi" dedi.

Salıcı şöyle konuştu:

"Sandık güvenliği çalışmalarına iki yıl önce başladık. Bir; ‘seçim ne zaman olursa olsun sandıklarımızı belirlemeliyiz, iki; eksik mahalle temsilcileri varsa bunlar belirlenmeli. Üç; üyemiz olmayan köylerde üye kazalım ki sandığa sahip çıkılsın’ diye genelge gönderdik parti örgütlerimize. Okullarda bilişim sorumluları ve olası bir sıkıntıya karşı avukatlar olacak. Meseleyi başından itiraz sürecine kadar planlıyoruz. 

‘Seçim yapmayacak bunlar’ kaygısı vardı, seçimin tarihi 14 Mayıs. ‘Kazansanız dahi seçimi size vermeyecekler’ vardı, İstanbul seçimlerinin yenilenmesi bunun iyi bir örneği. Seçim sonucuna tahammül edemedi, seçimi yeniledi ama bu ülkenin demokrasi tarihinin ve siyasi olgunlaşmasının sonucu olarak vatandaş sıkı bir tokat attı. Bu seçimde böyle şeylere tevessül etmemelerini sağladı aslında. Bir ara ‘paramiliter gruplar devreye girebilir’ dendi. 

Toplumdaki kaygılardan biri buydu. Biz SADAT’ın önüne neden gittik. ‘Böyle bir şeye tevessül etme kardeşim’. Bize gelen bilgiler de var. Biz Türkiye’deki demokratik sistemi sokakta bulmadık. Mücadele ile kazandık. Paramiliter grupları da akıllarının ucundan dahi geçirmesinler.

Duyumlar var. Bazen kamuoyunda yorumcular da ifade ediyor. Biz, şeffaf bir seçimin olduğu, insanımıza yakışan bir olgunlukta 2002’de Adalet ve Kalkınma Partisi sandıktan çıktığında nasıl zorluk çıkarılmayıp iktidar teslim edildiyse kimsenin burnu kanamadan bu iktidar devrinin gerçekleşmesi için caba gösteriyoruz. Sokak hareketlerine ya da toplumda kaygı yaratacak hareketlere soğukkanlı biçimde yaklaşıyoruz. Seçim sürecini zedeleyebilecek, tartışmalı hale getirebilecek bir sürecin içinde olmayacağız ama hakkımızı da kimseye yedirmeyeceğiz. Uysal koyuna saymasınlar bizi."