Gündem

İsmailağa hocasına iki kıyak atama: Bir oğlu müdür, diğeri imam!

Abone Ol

1925’te yasaklanmalarına karşın dernek veya vakıf adı altında faaliyetlerini sürdüren tarikat ve cemaatler, AK Parti iktidarıyla birlikte daha da güçlendi. Bazı tarikat ve cemaatlerin vakıf ve derneklerine “kamu yararı” statüsü verilerek haklar tanındı. Kimisinin izinsiz yardım toplama hakkı bulunuyor. Yasalara aykırı olmasına karşın medreseleri de bulunan yapılar, başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ziyaretleri ve verdiği ödüller olmak üzere faaliyetler cesaretlendirildi.

Erdoğan, Mahmut Ustaosmanoğlu’nun cenazesine katılmasının ardından İsmailağa’nın yeni lideri Hasan Kılıç’ı 14 Mayıs seçimlerinden bir gün önce ziyaret etti. Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş da seçimden önce Nurcuları ziyaret ederek, Atatürk’e deccal diyen Said Nursi’nin kitabının Diyanet tarafından basıldığını duyurdu. Menzil’le ilişkisi bilinen Beşir Derneği’ne ise Erdoğan tarafından seçimden önce “Devlet Üstün Fedakârlık Madalyası” verildi. 

BİR OĞLU MÜDÜR

Cemaat ve tarikatlar, sık sık kamuda örgütlenme iddialarıyla da gündeme geliyor. Her bakanlıkta başka bir cemaatin hakim olduğu öne sürülürken, Diyanet’te de İsmailağa’nın ağırlığı biliniyor. İsmailağa cemaatinin lideri Hasan Kılıç’ın oğlu Muhammet Emin Kılıç, halihazırda Diyanet’te yöneticilik yapan çok sayıda ismin eğitim aldığı İstanbul Haseki Dini Yüksek İhtisas Merkezi Müdürlüğü’nü yapıyor. Merkezin eski eğitmenlerinden olan Kılıç, Fatih Müftülüğü’ne bağlı olarak faaliyet gösteren İsmailağa cemaatinin Kuran kursunda “Arapça ve dini eğitim” aldı. Mısır’daki el-Ezher Üniversitesi mezunu olan Kılıç, üniversitenin ardından İsmailağa Kuran kursuna dönerek, öğreticilik görevi üstlendi. Merkez, Meclis’te hiç ret oyu almadan kurulan Diyanet Akademisi’ne bağlı olarak faaliyet gösteriyor.

DİĞERİ İMAM

Hasan Kılıç’ın diğer bir oğlu olan Abdullah Kılıç’ın ise Fatih’teki Yavuz Sultan Selim Camisi’nin imamı olduğu öğrenildi. İsmailağa’nın “merkez üssü” olduğu iddia edilen camiler arasında yer alan camide, İsmailağa’ya mensup isimlerin resmi görevi olmadan vaaz verebildiği öne sürülüyor. Cemaatin, Kılıç’ın imamlığının da sağladığı avantajla söz konusu camiyi kullandığı belirtilirken, cemaatin bu gibi camilere yapılan atamaları da ağırlığını kullanarak sağladığı iddia ediliyor.

(Cumhuriyet)