Hüseyin Solgun'un çalışması yakalanmasından Kızıldere’ye giden "Mahir Çayan'ın çok zorlu sıkıyönetim şartları altında tarihe müdahale ettiği" on ayını kapsıyor.
'KIZILDERE'DEN ÖNCE 10 AY'
Kitap Mahir Çayan'ın Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'nden sınıf arkadaşı ve mücadelede yoldaşı Halil Ergün'e yazdığı mektubu "Teşekkür" ve "Kitap Hakkında" bölümlerinden oluşuyor. Ayrıca, elyazması mektubun fotoğrafı da eklerde bulunuyor.
Çalışma "Sorgu, Hücre ve Şiir", "Selimiye Kışlası'nda Hukuk Savaşı", "Zırhlı Tugayın Ortasından Firar", "THKP-C'de Ayrışma", "İstanbul ve Ankara'da Ölümcül Takip", "Ölümcül Takibin Sonu: Kızıldere" başlıklı altı bölümden oluşuyor.
Çayan'ın "23 Ağustos 1971'de Mahkeme'ye sunduğu ilk savunması", "THKP-C Savunması, Bölüm 9", "İçişleri Bakanı Ferit Kubat'ın 25 Mart 1972'de Meclis'te Mahir Çayan'ın görüşlerine yer verdiği konuşması" da içeriğinde.
ARKA KAPAK YAZISI
Mahir Çayan, yaralı halde sorgulandı, hücreye kondu ve gece gündüz yatağına zincirlendi. Mahkemenin başlamasına kısa bir süre kala gündüzleri zincirleri çıkarıldı. Eline kâğıt kalem geçer geçmez de duygularını şiire döktü. Geceleri hücresinde zincire vurulduğu Selimiye Kışlası’nın bir salonunda başlayan yargılamalarda avukatları ve arkadaşlarıyla birlikte hukuk savaşı verdi.
Savunma safhasında götürüldüğü Maltepe Askerî Tutukevi’nden öldürülme riskini göze alıp arkadaşlarıyla birlikte tünel kazarak firar etti.
Güvenlik kuvvetlerinin tüm birimleriyle gerçekleştirdiği, mezarlıkların bile arandığı genel aramaya rağmen iki ay geçirdiği İstanbul’da Parti içindeki ayrışmayı netleştirdi ve Kesintisiz Devrim 2-3’ün yazımını tamamladı.
Bir kamyonete yüklü sandık içinde götürüldüğü Ankara’da yoğun operasyonlara maruz kaldı, yurtdışına gidebileceği halde gitmedi, kendini korumak için hareketsiz kalarak saklanmak bir yana imkânsız koşullara rağmen Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan’ın idamlarını durdurabilmek için mücadele etmekten bir an olsun vazgeçmedi.
Ankara’da eylem yapabilecek imkânlar tümüyle ortadan kalkınca, Ertan Sarıhan’ın organizasyonuyla makarna çuvalları taşıyan bir kamyonla Ünye-Fatsa’ya götürüldü. Ve sonunda bütün imkânsızlıklara rağmen, idamların Resmi Gazete’de yayımlanıp kanunlaşmasından bir gün sonra Ünye Radar Üssü’ndeki üç NATO teknisyenini arkadaşlarıyla birlikte rehin alıp Kızıldere köyünde bir eve kaçırdı...
THKP-C lideri Mahir Çayan’ın yaşamı Kızıldere’de son bulsa da, mücadelesi ve teorik yazıları ile Türkiye sol tarihinde yeni bir başlangıç sayfası, bir Kutupyıldızı olarak görülmüştür.
HÜSEYİN SOLGUN KİMDİR?
1954, Elazığ doğumlu gazeteci, İstanbul Yüksek Öğrenim Kültür Derneği (İYÖKD) birinci ve ikinci dönem yönetim kurulu üyesi. İki yıl hapis yattı, 1977’de tahliye oldu. 12 Eylül Askeri Darbesin sonrasında “Devrimci Sol Ana Davası”nda yargılandı, 11 yıl hapis yattı. Hapisten çıktıktan sonra gazete, dergi ve yayınevlerinde çalıştı.